Türkiye tarım ülkesi olmalı mı?, Tarım ülkesi midir? ya da Tarım ülkesi olabilir mi?

Özellikle medya da sıklıkla duyulan, Türkiye’nin tarım ülkesi olduğu ya da ilerde çok büyük bir tarım ülkesi olacağı yönündeki haberleri bir çoğumuz görmüştür. Burada şunu gerçekten merak etmekteyim, yıllardır Türkiye tarım ülkesidir, Türkiye tarımda ilerlemelidir, şöyledir böyledir diye Türkiye’yi tarım ülkesi yapmaya çalışmamız ne kadar doğrudur?

Şimdi burada belki bazı arkadaşlarımız Türkiye zaten tarım ülkesidir diyebilir. Bende onlara şunu söylemek istiyorum, Türkiye tarımdan yılda 2 milyar dolar bile para kazanamamaktadır. Hatta krizden sonra verilen son verilerde yılda 1.5 milyar dolar kazanması öngörülmüştür. Tarım çok ciddi bir politika ile anca 5 katına çıkartılabilir denilmektedir. Yani 7 milyar dolar bir para. Türkiye yaklaşık 113 milyon cep telefonu olduğu söyleniyor. Ortalama bir telefon 200$ olsa 113.000.000 x 200$ = 22,6 milyar dolar. Birçok kişinin yılda birkaç telefon değiştirdiğini, genel ortalamada herkesin 2 yılda bir telefon değiştirdiğini düşünürsek bile yılda ortalama 10-12 milyar dolar sadece telefona para harcandığını, tarımın teknoloji karşısında nasıl etkisiz olduğunu daha rahat görebilmekteyiz.

Başka bir örnek vermek istiyorum, biz burada 1 ton patates üretip adamların ülkesine gönderiyoruz aldığımız para 700$ bile değil belki, bakın dikkatinizi çekiyorum 1000 KG!, daha sonra adam bize 50 gram’lık işlemciyi gönderiyor ve diyorki bunun teknolojisi var, arge’si var, şuyu var buyu var. Eee? 700$ diyor. Yani bizim üretip hamallığını yaptığımız 1000 KG patates, adamların seri olarak ürettiği 50 gram’lık bir işlemciye denk geliyor ve ürettikleri bu işlemcinin en büyük hammaddesi silikon ki bu da topraktan elde ediliyor. Şimdi burada birçok kişi ama işte bu şöyle zor üretiliyor, böyle teknolojiler gerekiyor diyebilir. Ben de şunu belirtmek istiyorum, bir çiftçi 1 ton ürünü çok mu kolay üretiyor, taşıyor, hamallığını yapıyor.

Asıl gelmek istediğim nokta şu, biz birilerinin hamalı olmak zorunda değiliz! Tamam tabiki tarımı bırakmayalım, o konuda da ilerleyelim ama teknolojiyide bir kenara bırakmayalım! Özellikle ülkemizde nanoteknoloji konusunda araştırma yapan çok nadide profesörlerimiz olduğunu biliyorum. Neden desteklenmiyorlar!

Ayrıca olayın hamallığı bir yana adamlar birde üretilen malı beğenmiyorlar. Çoğumuz duymuştur televizyonlarda Rusya’ya giden domateslerin, portakalların geri döndüğünü ve iç piyasaya satılmak zorunda kalındığını. Tarım ülkesiyiz diyoruz demekki domates, portakal üretmeyi bilmiyoruz ki bu adamlar bize kriterlerine uymadığı için bu ürünleri geri gönderiyor. E sonra tabiki bu ürünler boşa gidecek değil! benim zavallı halkımda ucuza domates, portakal diye yabancıların beğenmediği ürünlere hucüm ediyor! Yani burada ülke olarak kendimize sormalıyız. Biz bir tarım ülkesi miyiz? Tarım ülkesi olmalı mıyız? ya da Tarım ülkesi olabilir miyiz?

NOT : Bu yazı tamamen benim fikir ve görüşlerimdir. Hiçbir kurumu ya da şahsı bağlar niteliği yoktur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.